* 2- 05 - 2012
Yeni: Star TV yeni frekans « Buraya tiklayiniz
Yeni: Kayapinar Kar Altinda resimler « Buraya tiklayiniz
Kasabamızda 1974 yıllarında büyük çabalar sonucu Kayapınar Kalkınma Kooperatifi kurulmuştur. İlk zamanlar büyük ilgi gören bu Kooperatifin kuruluş amacı bir fabrika inşa edilerek, deri ve deri mamulleri üretim fabrikası olarak planlanmıştı. Bu fabrikanın faaliyete geçerek üretime başlaması ile birlikte Kasaba ekonomisine büyük katkı sağlanması planlanıyordu. Diğer yandan kasaba ve civarında yaşayan yöre halkına büyük bir iş imkanı sağlayacaktı. 700 kadar üyeye sahip olan kuruluşa üye olabilmek için ülkenin çeşitli yerlerinden müracaatlar olmuştur. ilk çalışmalarına 1975 yılında inşa edeceği fabrika için yer temin etmekle başlayarak, Kasabamız sınırları içerisinde Karasu mevkisinde yaklaşık 20.000 m2’lik bir alan satın alınmıştır. Aynı yıl yapılacak fabrika için etüt çalışmaları ve kazı işlemleri yapıldı.1976 yılında temeli atılan 7000 m2 lik kapalı alanı kaplayan fabrikanın 1979 yıllarında inşaatı tamamlandı. Ancak Kayapınar Kalkınma Kooperatifinin bu fabrikayı çalıştıracak yeterli maddi olanakları temin edememesi, fabrikanın çürütülmeye terk edilmesine neden olmuştur. Kooperatifin İstenilen faaliyetleri yürütememesi nedeniyle fesih edilmiştir. Bu fabrika çalışsa da çalışmasa da artık Kayapınar’ın simgesi haline gelmiş olup görülmeye değer yerlerimizden biridir.
1968 yıllarından önce kasaba halkının yaşamış olduğu Küçüktoraman köyü tamamen terk edilince kimileri yeni köylerine ev yaptırmak için eski evlerini yıkarak malzemelerin kullandılar, kimileride evlerini yıkılmaya bırakılarak köyü terk ettiler. Küçüktoraman’da şu anda ayakta kalan tek bina camii ve minaresidir. Ne kadarda terk edilmiş olsuda zaman zaman kasaba halkı cami ve minaresinin bakım ve onarım gerektiren yerlerine gerekli bakımı yaparak ayakta kalmasını sağlamışlardır. Caminin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak 1942 yılında köy halkı tarafından tadilat yaptırılmıştır. Yıkılmakta olan caminin içerisine kemerler yapılarak engellenmiştir. Camimize en son 2000 yılında kasaba halkı tarafından bakım ve onarım yaptırılmıştır. Bu camimize yapılan bakım ve onarım sonucu kasaba halkının dinine ve ibadet yerlerine bağlılığını kanıtlamış oldular. Küçüktoraman’da ayakta kalan tek binamız olarak Kasaba halkı sık sık piknik amacı ile gelerek buraları ziyaret ederler, temizliğini yaparlar. Burada yaşamış olan insanlarımızın geçmiş günlerdeki anıların tazeler.
Küçüktoraman’da ayakta kalmaya çalışan bir diğer binasıda köyün ilkokulu. Çatısı keresteleri başka amaçla kullanılmak üzere yıkılmış ancak duvarları ve çimentodan yapılmış karatahtaları hala duruyor. Halkın ileride bu ayakta kalan binaların onlar için ne kadar büyük değer taşıyabileceğini düşünmeden yıkmaları, belki de bu iki binayı görünce inanıyorum ki, “bu binaların hiçbirini yıkmasaymışız.” diye düşüneceklerdir. Çünkü gelecek nesillerimize bir şeyler öğretebilmemiz için işte sizlerin dedelerinizin, atalarınızın yaşadıkları yerlerin kalıntıları diye, sadece yıkık harabeleri göstermek zorunda kalacağız. Ama yinede görülmeye değer yerleri vardır.
Küçüktoraman’da kasaba halkının çabaları ile bakım ve onarımı yaptırılan mezar deresi mevkisindeki çeşme ise buz gibi soğuk suyu ile hala ayaktadır. 1999 yılında kasaba halkı Hüseyin ŞAHİN tarafından bakım ve onarımı yaptırılan mezar deresi çeşmesi son haliyle daha güzel bir görünüm kazandırılarak gelen ziyaretçiler için daha geniş bir dinlenme ve piknik alanı açılmıştır Piknik alanı diyoruz çünkü kasaba halkı bu tür yerleri gezip görmek için giderlerken yanlarında mutlaka yiyecek içecek bir şeyler götürülür.
Kasabamız ile Karaşehy sınırlarında bulunan Safrantı dağının ayrı bir özelliği vardır. Safrantı dağındaki mağaraların ve var olduğu bilinen yer altı şehrinin bu dağın asırlar öncesi kale olarak, kendilerini gelen düşman saldırılarından korunmak amacı ile yapılmış olduğu sanılmaktadır. Bu mağaranın iki giriş kapısı bulunmaktadır. Ancak bu giriş kapıları zamanla doğal şartlar nedeni ile kapanmıştır. 1997 yılında Belediye tarafından yapılan çalışma neticesinde, Safrantı dağının tepesine araçlar ile çıkılabilecek iki yol yapılmıştır. Bu yapılan yollar ile kasaba halkına yöremizin en eski tarihi bölgesini gezip görme olanağı sağlanmıştır. Zamanla burası tarihi eser kaçakçılarının istilasına uğramış ve yapılan kazılar neticesinde önemli kanıtları ortadan kaldırmışlardır. Safrantı dağını bu tür tarihi eser kaçakçılarından korumak maksadı ile, sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Bütün bunlara rağmen Safrantı dağı yöremizin en yüksek dağı olması nedeni ile (denizden yüksekliği 1902 metredir) çok güzel manzaraya sahip olup, son derece iyi bir dinlenme yeridir. Tepesinden birçok köyü hatta 100 km uzaklıktaki Kayseri Talas ilçesini çıplak gözle görmek mümkündür. Safrantı’nın eteğinde bulunan halk arasında çok az aktığı için çir çir oluk adıyla bilinen çeşmenin buz gibi soğuk suyu ayrı bir önem taşımaktadır.
Küçüktoraman köyü’nün kuzeyinde bulunan dede ismiyle bilinen ve içerisinde ne olduğu bilinmeyen, fakat kasaba halkının her fırsatda ziyarete gittikleri bir ziyaret yerimizdir. Etrafı duvar ile çevrili olan, içerisinde ardıç ağacı olan ve mezarlığa andıran bir görünümü vardır. Çeşitli rivayetlere göre içerisinde mezar olduğu söylenmektedir. Fakat içerisinde ne olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Buna rağmen kasaba halkı çeşitli maksatlar ile burayı ziyaret etmeye giderler. Belediyemizin ve bazı kasaba halkının da katkıları ile 2001 yılı içerisinde dedenin düzenleme çalışmaları için planlar yapılarak dede mevkisine yaklaşık 16,000 adet çam ve çeşitli ağaçlardan oluşan bir ormanlık meydana getirildi. Kasaba halkının ziyaret esnasında ibadetlerini de yerine getirmeleri için küçük bir mescit yapımı tamamlandı.
Dağlarımızda buna benzer gezip görülmeye değer yerlerimiz çoktur. Yayla bölgesinde bulunan sık meşe ve çalılıklar bunlara örnektir. Yayla pınarının suyu çok soğuktur. Arazisi adından da anlaşıldığı gibi yayla olarak yani otlaklık olarak kullanılmış. Halkın 1990 yılları öncesinde ilkbahar ayları ile birlikte koyun ve kuzuları otlatmak için yaylalara çadırlar kurularak kar yağıncaya kadar kalınırdı. Yaylada sık olan çalılıklar vardır. Boyları bir metre ile bir buçuk metre arasında değişen bu ağaçlar kışa dayanıklılığı ile bilinir. Yaz ve kış sürekli yeşil olarak kalırlar. Orman Bakanlığı’nın yapmış olduğu çalışma sonucu yaylaya çok güzel çamlık orman kazandırılmıştır. Daha önceleri kıraç olan bu araziler sadece otlak olarak kullanılırdı. Orman Bakanlığı‘nın çalışmaları sonucu dikilen çamlar tel örgüler ile koruma altına alınarak, özellikle keçilerin bu alanlarda otlatılması yasaklanmıştır. temiz havası ve soğuk suları ile gezilmeye ve görülmeye değer yerlerimizdir.
Karasu deresi Kasaba halkı için adeta bir uğrak yeridir. Adını suyun geçtiği yerlerde bulunan arazideki taşların siyah olmasından alır. Buradan çıkan soğuk sular halkın buraya gelmesindeki en büyük etkendir. Halk yaz aylarında bunaltıcı sıcaklardan kurtulmak, biraz olsun rahatlamak maksadı ile buralara piknik yapmak veya dinlenmek amacı ile gelirler. Suyun geçtiği yerlerde kendiliğinden yetişen ve tarla sahipleri tarafından dikilen söğüt ve kavak ağaçlarının gölgesi dinlenmek ve piknik yapmak için en güzel seçimlerden birisidir.
Karasu deresinin devamında bulunan Şahin’ler ailesi ile Aydın’lar ailesi tarafından yaptırılan ve Şahin’ler çeşmesi olarak bilinen çeşme yine yukarda bahsettiğimiz Karasu suyu kadar soğuk ve güzeldir. 1997 yılında iki aile tarafından bakım onarım ve düzenlemesi yaptırılan iki çeşme ile güzel bir görünüm kazandırılmıştır. Kasaba halkı diğer bölgelerimizde olduğu gibi sık sık burayı da dinlenmek ve piknik yapmak amacı ile ziyaret ettikleri güzel bir yerimizdir.
Halk Küçüktoraman köyünde yaşarlarken, ürünlerini hasat edip harmanlamak için topladıkları ve, halk arasında Deli Harman olarak bilinen bölgede yapılan çalışma neticesinde, yaklaşık 10.000 m2’lik alanı ağaçlandırılarak, hem kasabamıza yeşil bir alan kazandırılmış olundu hemde halkın ziyaret edip gezebileceği bir alan kazandırıldı. Buraya yapılan büyük bir havuzun su temini işi tamamlandıktan sonra, kasaba halkının yüzme havuzu olarak hizmetine sunulması planlanmaktadır. Ayrıca yine aynı bölgede yapılan düzenlemeler ile kasabamız gençlerinin istedikleri zaman futbol oynayabilecekleri bir futbol sahası yapılmıştır.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





